2010 yılı BT Yönelimleri

21 May 2010 Kategori: teknoloji

Gartner, Euromonitor, iSupply, IDC, MDR Inst. gibi araştırma firmalarının 2010 yılı başlarında yayınladıkları ileriye dönük BT yönelimlerinden en önemli beş tanesi :

1. Kurumsal Bulut Bilgi İşlem Kullanımı ve Sanallaştırma

2. Mobil Yazılım Uygulamaları : Gartner’ın araştırmasına göre bugün %14 olan smartphone kullanmı 2013′de %38 olacak.

3. Grafiksel Veri Kullanımı : Karar destek sistemlerinin çok daha fazla grafiklerle yapıldığını göreceğiz.

4. Verimli Enerji Kullanana Veri Merkezleri : Enerji maliyetlerinin artışı, ekonomik kriz ve yeşil çevre duyarlılığı nedeniyle bu konuda ciddi atılımlar bekleniyor.

5. Akıllı Enerji Şebekeleri

Kaynak : http://en.sap.info/smart-grid-enterprise-cloud-mobile-app-2/21376

ETL Aracı Kullanmalı mıyız?

28 Mar 2010 Kategori: İş Zekası

İş Zekası projelerinde çok boyutlu veri ambarları tasarlamadan önce ilk başta karar verilmesi gereken konulardan birisi şüphesiz bir ETL aracı kullanıp kullanmamak olmalıdır. Burada aslında iki seçeneğiniz mevcuttur: Birincisi kod yazarak kendi ETL işlerinizi yapmanız ikincisi de hazır bir ETL paketi satınalmanızdır.  Teknik konular ve lisans bedelleri bir kenara, vereceğiniz kararın uzun dönem etkilerini dikkate almadan yola çıkmanız durumunda yönetcileriniz ve çalışanlarınız tarafından yadırganacağınızdan eminim. Vereceğiniz bu kararın kuracağınız ETL ortamı, tasarım yaklaşımları, personel kararları, metadata stratejileri ve projenin gerçekleştirim süresi üzerinde büyük bir etkiye sahip olacağından emin olabilirsiniz.

Günümüzde şirketlerin çoğu bir satıcı tarafından sağlanan hazır ETL araçları kullanma eğilimindedir. Ancak bu karar mevcut kaynaklar temelinde yeni bir sistem inşa etmek ve yönetmek yönünde olmalıdır. ETL araçları ikonlar, oklar gibi birçok hazır elemanlarla bir sistem inşa edebileceğiniz gelişmiş ortamlardır ve genellikle kod yazamanıza ihtiyaç kalmaz. Bu noktada dikkatli olun; Eğer kullnacağınız ETL geliştirme ekibi eski tüfek programcılardan oluşuyorsa, ETL aracına adaptasyon sorunu yaşayabilirler. Sırf bu nedenle bazı şirketlerin kendi ETL araçlarını geliştirmek için ciddi gerekçeleri ile karşılaşabiliyoruz.

Eğer hazır bir ETL aracı kullanmaya karar verdiyseniz, ilk başta çok ciddi bir geri dönüş beklemeyin. Aracın avantajlarıın sonraki iterasyonlarda daha belirgin olarak görmeye başlayacağınız kesindir. ETL araçlarının yönetilebilirliğini de zamanla daha iyi anlayacak ve daha mükemmel dokümantasyon ve metadata desteğinin tadına varacaksınız.

En Büyük İş Zekası Oyuncuları…

28 Eki 2009 Kategori: İş Zekası

3d_pie_chart

İş Zekası uygulamalarının gelişmeye devam ettiğini açıkca görüyoruz. Kriz döneminde bile iş zekası çalışmalarının artarak devam etmesi de bunu gösteriyor. İş Zekası platform ve çözümleri, analitik uygulamalar ve performans yönetimi yazılımların 2008 yılında %22 büyümüştü ve 2009′da bu büyümenin çok az gerilediğini görüyoruz.

Rekabetin çok yüksek olduğu bu pazara büyük yazılım şirketlerinin hakim olduğunu görmek zor değil. İş Zekası üreten yazılım şirketlerinin birer birer bu büyük firmalar tarafından satın alınması ve mevcut ürün portföylerine entegre edilmeleri alışıldık haberler olarak gelmeye devam ediyor.

Bu yazımda sizlere pazar payları ve gelirlerine göre en büyük 6 satıcı hakkında özet bilgiler vermeye çalışacağım. Bu 6 şirket toplam payları ile pazarın %80′inden fazlasına hakim durumdalar.

SAP AG

Tahmini pazar payı : %24; tahmini gelir: 2.1 milyar dolar

SAP 2007 yılında 6.8 milyar dolarlık Business Objects satınalımı ile pazara çok agresif bir giriş yaptı.

IDC ve Gartner araştırmalarına göre SAP tüm pazarın dörtte birine sahip durumda ki önceki yıla göre %17.8 lik bir artış sağladı.

SAS Institute

Tahmini pazar payı : %14.6; tahmini gelir : 1.286 milyar dolar

Bağımsız en büyük İş Zekası satıcısı olan SAS tüm kurum için tam entegre analitik iş zekası platformu sunmaktadır. SAS performans yönetimi pazarında hakim oyunculardan birisidir.

Oracle

Tahmini pazar payı : %14.6; tahmini gelir : 1.284 milyar dolar

Oracle, 2007 yılında 3.3 milyar dolarla aldığı  Hyperion’la pazara girdi.

Oracle BI Enterprise Edition Platform ile sayısız fonksiyonel ve endüstriye özel BI uygulamaları sunmaktadır. Oracle, yaygın olarak kullanılan operasyonel uygulamalar ve veri kaynakları için hazır ETL (extract, transform ve load) adaptörleri sunmaktadır. Bunlardan bazıları  Oracle E-Business Suite, Siebel CRM, SAP, PeopleSoft Enterprise ve JD Edwards.

IBM

Tahmini pazar payı : %11.3; tahmini gelir : 996.5 milyon dolar

IBM,2007 yılında BI şirketi Cognos’u 5 milyar dolar vererek satın aldı. Ayrıca Bu yıl 1.2 milyar dolar da istatistik yazılım satıcısı SPSS için ödedi.

Microsoft

Tahmini pazar payı : %7.7; tahmini gelir : 681.5 milyon dolar

İş Zekası arenasındaki son büyük oyuncu Microsoft, BI pazarının yanısıra PerformancePoint Server ürünü ile performans yönetimi sunuyor.

MicroStrategy

Tahmini pazar payı : %4.1; tahmini gelir : 280 milyon dolar

Büyük BI satıcılarından birisi olan MicroStrategy geniş müşteri portföyüne son zamanlarda Toshiba Europe, Societe Generale, the French investment bank’ı kattı.

One of the last of the independent BI vendors, MicroStrategy continues to add to its large customer base, most recently with Toshiba Europe and Societe Generale, the French investment bank. Nigel Pendse ve Business Application Research Center araştırmasına göre MicroStrategy birkaç önemli alanda en yüksek müşteri sadakati oranına sahip durumda.

pcalculatorZaman zaman veri ambarı projelerinde bütçeyi aşmak genel geçer bir kuralmış gibi kabul edilebiliyor.  Ancak bütçe aşımı gibi kaçınılmaz bir sonu engelleyebileceğimiz basit bazı yollar olduğunu söylemek isterim. Proje yöneticisi doğru bir bütçe ile başlayarak ve masrafları yöneterek, beklenen faydaları belirlenen sürede ve belirlenen bütçe ile elde edebilir. Tecrübelerimle elde ettiğim bazı ipuçlarını sizinle paylaşmak istiyorum :

2) Verilere bakın ve bu verilerle çalışan insanlarla konuşun. Verilerin ne olduğunu ya da nelerin verisinin olmadığını zaten biliyoruz denmesine kulak asmayın. Kaynak sistemlerde gerçekten ne tür veriler olduğunu ciddi olarak analiz etmeden yapılan o kadar çok bütçesi çalışması vardır ki şaşarsınız. Sadece veri modeline bakmak ta yeterli değildir. Bizzat veriye bakın. Örneğin “Müşteri sorumlusu” diye bir alanın var olduğunu görün ve fonksinalitenizi bunun etrafında şekillendirin. Eksik verilerden dolayı veya zorunlu olduğu halde gereksiz verilerle doldurulmuş alanların (kullanıcılar bunu işlerini hızlıca tamamlayabilmek için genellikle yapar) problem çıkarabileceğinden emin olabilirsiniz. Örneğin farklı satış ofislerindeki kullanıcılar müşterileri farklı kısaltmalarla segmente ettilerse, projede bu bilgileri tekil hale getirip gruplandırabilmek için ETL çalışması yapmanız kaçınılmadır ve bunu da bütçelemediğinizden emin olabilirsiniz. Bugün profesyonel şirketlerde veri denetçiliği diye bir kavram vardır. Bu konuda profesyonel şirketler müşterilerinin verilerini audit işlemlerine tabi tutmaktadırlar. Doğru verirlerle çalışmanın yolu ise müşteride ki anahtar kullanıcılar ile çalışmaktan geçiyor. Anahtar kullanıcıları projeye dahil ederek zaman, kredi kazanabilir ve en önemlisi iş süreçlerinde ihtiyaç duyulan doğru çözümleri adreslersiniz.

3) Kritik konularda POC (proof of concept) yaptırın. Birçok projede ilk defa çalışılan bazı alanlar olur ve problem çıkma olasılığı en yüksek konuların buralardan çıktığını görürsünüz. Bu alanlara ne kadar  çaba sarfetmeniz gerektiğini belirleyebilmenin birtakım yolları vardır. Bunlardan birisi hızlı bir POC yaptırarak teknik ve fonksiyonel bakış açılarıyla kurulacak iş zekası sistemini değerlendirmektir.Genellikle, projenin başlarında iseniz ve yazılım ve donanım kararını henüz vermediyseniz satıcılarınız değerlendirme sürecinize yardımcı olmak için can atacak ve isterseniz sizin için POC çalışması yapacaklardır. Bu aşamada önemli şeyler öğrenebilirsiniz. Örneğin yeni bir raporlama sistemi kurmak istiyorsanız ve bu sistemde yaklaşık 300 rapor tasarlanacağını düşünüyorsanız 3-4 adet raporun POC olarak hazırlanmasını istediğiniz taktirde harcanan emeğe bakarak satınalacağınız sistemle ilgili gerçekci tahminlerde bulunabilirsiniz. Ancak tecrübelerime dayanarak POC’lerde harcanan emek ve sürelerin gerçek projede ikiye katlanacağını  söyleyebilirim.time_grp

4) Proje takımını projenizin bütçeleme sürecine dahil edin. Proje yöneticisi olarak bütçenin sosumluluğu tamamen sizin üzerinizdedir.Ancak farklı alanlardaki uzamnlardan yorum ve geribildirimler alarak bütçenin gerçekçiliğini büyük oranda arttırabilirsiniz.Örneğin sunucunun kurulması ve konfigurasyonunun ne kadar süreceğini tahmin etmek yerine sistem altyapı birimine giderek benzer çalışmayı son üç kurulumda ne kadar sürdüğünü öğrenebilirsiniz. Farklılıklara dikkat edin ancak konusundan uzmanlardan alacağınız bilgilerle zaman/maliyet tehminlerinizi optimum seviyeye çıkarabilirsiniz.,

5)  Bütçenizde beklenmedik durumlar için bir pay olsun. Bütçeler yapılırken beklenmedik bir ihtiyaç olasalığına binaen genellikle bir pay bırakılır. Ancak bu payla ilgili yapılan iki büyük hata vardır. Birincisi böyle bir pay bırakmamak ikincisi ise bu payı projenin başlarında harcayıp bitirivermek. Projelerde makul bir artı pay koymak genellikle yapılmaz. Bunun nedenlerinden birisi, böyle bir ilave pay ile projeyi üst yönetime onaylatmak güçleşecektir. İkincisi ise bazı insanların bu tür bir fazlalığı abartı veya projeyi yapmaya karşı bir isteksizlik şeklinde algılamalarıdır. Dolayısıyla büteçenize ilave olarak koyacağınız bu pay mümkün olduğunca gerçekci olmalıdır. Küçük projelerde bu pay %5 civarında iken büyük, karmaşık, birçok departmanın ve yüzlerce kullanıcının veya birden fazla yazılım ve donanım ihtiyacının olduğu projelerde bu oran daha yüksek olabilmektedir. Proje boyunca yanlış giedebilecek veya istenmeyen durumların ortaya çıkabileceği birçok konuyla karşılaşılır. Bu nedenle kağı üzerinden yapılan proje maliyet analizinin tam olarak gerçeği yansıtması pek olası değildir. Ancak bütçede ayırdığınız ilave payı daha ilk kapsam değişikliğinde kullanmaya kalkarsanız ki bu sıklıkla karşılaşılan bir durumdur, hata edersiniz. Bütçedeki ilave pay (bu pay parasal ve zamansal olarak iki farklı alanda da olmalı) öngörülmemiş durumların ortaya çıkması durumunda kullanılmalıdır. Örneğin öngörülmemiş yeni bir donanım ihtiyacı çıkması gibi.

Özet olarak projenin başında harcayacağınız emek, gerçekci ve katılımcı yaklaşım ile proje boyunca size kolaylık sağlayacak ve başarı getirecektir.

İş Zekası Ürün Seçimi

7 Tem 2009 Kategori: İş Zekası

rabbitsBusiness Intelligence-BI uygulaması gerçekleştireceğiniz şirketiniz BI için gerçekten hazır mı? BI projesine ve kullanımına destek verecek anahtar kullanıcılar ve sponsorlarınız var mı ? Dünyada olduğu gibi Türkiye’de yapılan BI projelerindeki en büyük hata, projenin sadece IT bakış açısıyla yapılmaya çalışılması ve yeterince  sponsor (yönetici, çalışan, departman, vs.) bulunamamasıdır. Bu şekildeki bir projeye son kullanıcıların bakış açısı şudur : “İşte yeni bir IT projesi daha…!”. Halbuki yapılması gereken şey projenin sadece bir IT projesi değil şirketin ve çalışanların iş ve süreçleriyle doğrudan içiçe olduğunu hissettirmektir.

Projeye başlarken tüm organizasyondan yeterince bilgi toplanmalıdır. Birimlerin tam olarak ne tür bilgeye ihtiyaç duyduklarını öğrenin. IT olarak hangi sistemlere sahip olduğunuza değil insanların bilgi ihtiyaçlarını ve nasıl çalıştıklarını anlamaya çalışın. Örneğin çalışanlar genellikle excel analizleri kullanıyorlarsa excel sayfalarında ne tür verileri tuttuklarını, kaç tane ve hangi büyüklüklerde excel sayfalarına sahip olduklarını öğrenin. PWC’ın yaptığı bir çalışma excel dokümanlarının %90′ında veriyi etkileyen önemli hatalar içerdiğini ortaya çıkmıştır. Katıldığım bir seminerde konuşmacı excel’leri tavşanlara benzetiyordu. Tavşanları herkes sever ancak çoğalmalarını engelleyemez ve bir kere çoğalmaya başladıklarında onları toplayıp bir araya getirmek çok güçtür.

 

İş ve süreçleri analiz edilirken herbir birimle ayrı oturumlar halinde çalışıp kullanıcıların konuşmasını ve bilgi paylaşımını temin etmelisiniz. Burada elde edeceğiniz rapor ihtiyaçlarını dokümante etmeli ve tekrar kullanıcılarla paylaşarak onaylarını almanız gerekir. Bu analizler bittikten sonra dönüp IT altyapısına bakmalı ve verilerin orijinine inmelisiniz. Veriler ne tür sistemlerde duruyor ? büyüklükleri ? çeşitlilikleri ? veri tabanları ?, vs. tüm bu bilgileri biraraya getirerek, kurulacak BI ortamını ve kapsamını oluşturabilirsiniz. Bu ortamı detaylı bir şekilde bir dokümanda toplamalısınız. Bu dokümanı kullanarak bir veya birden fazla BI ürünü ile deneme çalışmaları yapmalısınız. Bu çalışmayı yaparken 3-5 önemli rapordan oluşan küçük bir veriambarı oluşturmanızda yarar var. BI ürünlerini satmak isteyen şirketler veya ilgili danışmanların bu veriambarını kullanarak çalışmaları durumunda BI araçlarını tanımanız daha kolay olacaktır. Burada önemli bir konu ise BI araçlarının ad-hoc raporları oluşturma becerileridir. Düzenlenecek bir oturumda ilgili BI aracıyla ad-hoc rapor oluşturma becerilerini canlı olarak görmenizde çok yarar vardır. Bu çalışmada ad-hoc raporlama araçlarının ne kadar hızlı, ne kadar kolay ve ne kadar kullanıcı dostu olduğuna bakmanız gerekir.

 

Verileri birtakım veri kaynaklarından toplayarak bir veriambarında depolamak ve raporlamaları buradan yapmak iyi ve geleneksel bir yöntemdir. Ancak bazı BI ürünleri verileri doğrudan veri kaynaklarından okuyarak doğrudan raporlama ortamına sunabilmektedir.

Piyasada çok fazla BI ürünü bulunmakta ve sürekli yenileri ortaya çıkmakta. Ancak sizin hangi BI ürününü kullanacağınız ne tür bir iş istediğinize, IT’nin ne istediğine, şirket standartlarına, iş ve IT tarafında ne tür bir bilgi birikimi olduğuna ve BI’dan ne beklediğinize bağlıdır.

İş Zekası ve Kullanıcılar…

16 Haz 2009 Kategori: SAP, İş Zekası

userKurumsal yazılım kullanıcılarını temel olarak  iki farklı kısımda değerlendirmek mümkün. Bir tarafta tekrarlı, tanımlı işleri yerine getiren (task users) görev kullanıcıları vardır. İK yöneticileri, satınalma sorumluları, müşteri temsilcilerini görev kullanıcıları ve anahtar kullanıcılar olarak isimlendirebiliriz. Örneğin, bu tür kullanıcılar işletme yazılımlarındaki arayüzleri kullanarak yeni çalışan bilgileri girebilir, bordro verilerini değiştirebilir veya müşteri bilgilerini güncelleyebilirler. Bu amaçla kullanılan kurumsal yazılımlar, görev kullanıcılarının en iyi şekilde kullanabilecekleri şekilde hazırlanmış olup, son derece esnek, çok karmaşık işlemleri kolaylaştırıcı ve sadeleştirici bir şekilde hazırlanmışlardır.

Diğer taraftan, zamanlarının çoğunu projelerle, problem çözmekle ve karar vermekle geçiren iş kullanıcıları (business users) vardır. Tipik bir organizasyonda iş kullanıcıları toplam çalışanın yarısına yakınını oluşturabilmektedir. İş kullanıcıları olarak satış yöneticileri, finansal analistler, pazarlama yöneticileri, proje yöneticileri gibi işletmede karar verme ve yönetim rolüne sahip kullanıcıları sayabiliriz.  Bu kullanıcıların yaptıkları en büyük aktiviteler strateji belirlemek, analizler yapmak, problemleri çözmek, yöneticilik işlerini yapmak  veya işbirliği konularıdır. Bütün bu güç ve son derece önemli  aktiviteleri doğru bir şekilde yerine getirebilmek için iş kullanıcıları, satış verileri, finans kayıtları gibi  kurumsal bilgilere ihtiyaç duyarlar. Ayrıca kararları uygulamak ve takip etmek için de birtakım iş süreçlerini başlatmak veya organizasyonel süreçlere bağlanmak ihtiyacı duyarlar.

Eğri oturup doğru konuşalım. Bahsettiğimiz iş kullanıcılarının kurumunuzda tam verimli olabilmeleri için ya zamanları yoktur ya da istekleri.  Bunları eğitmek ise maliyet etkin olmadığı gibi pratik olmaktan da uzaktır.

İş kullanıcıları zamanlarının çoğunu kişisel üretkenlik ve Outlook / Lotus Notes gibi iletişim uygulamaları ile geçirirler. İşlerini yapmak için sürekli veriye, insanlara ve süreçlere ulaşmaya çalışırlar. İşte İş Zekası yazılımları bu noktada devreye girerek bu tür kullanıcıların ihtiyaçlarını mükemmel bir şekilde karşılayabilmektedir. Bir taraftan iş süreçleri ve insanlara ulaşırken, diğer taraftan ilk kısımda bahsettiğimiz ve görev kullanıcıları tarafından üretilen verilere hızlı ve kolay kullanımlı araçlarla  ulaşabilmektedirler. Son derece profesyonel grafik ve flash animasyonlarla desteklenen bu yazılımları önümüzdeki yazılarımda incelemeye çalışacağız…

Başarılı bir SAP projesi için – 1

5 May 2009 Kategori: Proje Yönetimi, SAP

sapBir SAP projesinin başarı ile sonuçlanması için neler yapılmalı? Nelere dikkat etmeli? Proje tamamlandığında, üst yönetimden uygulama danışmanına kadar herkes konuşmak için büyük bir başarı hikayesi ile projeyi taçlandırmak ister. Ancak burada kısa bir parentez açıp başarının göreceli bir kavram olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.

Birisinden projenin zaman ve bütçe olarak planlandığı gibi başarılı bir şekilde canlı kullanıma geçildiğini duyduğumda şu soruları sorarım. Proje ilk kapsamdaki gibi mi tamamlandı yoksa kapsam dışı iş süreçlerine de el atılmak ve gerçekleştirmek zorunda mı kalındı? Canlı geçişi sonrası işler nasıl yürüyor ? Müşteriye hiçbir sorun yaşamadan mal gönderimi yapılabiliyor mu? Sistem performansı tatmin edici düzeyde mi? Son kullanıcılar yeterince eğitildi mi? İşlerini iyi yapabiliyorlar mı? Müşteri olarak hala günlük işlemleriniz için bile danışmanlık almaya devam ediyor musunuz?

Bu ve benzeri sorulara belirli bir perspektiften tatmin edici cevaplar alabiliyorsanız gerçekten başarılı SAP uygulaması gerçekleştirmişsiniz demektir.

Başarı Faktörleri :

İşte yukarıda bahsettiğimiz gibi bir projenin göreceli olarak başarı olmasını belirleyen faktörlerin bir listesi.

1- İletişim : Başarılı bir SAP projesi uygulamak için bir numaralı faktör proje ekibi üyeleri arasında iyi bir iletişimdir. Herkes çok iyi iletişim kurduğunu iddia eder ve bizler gerçekten sürekli iletişim için gerekli olan sabit telefon, cep-telefonları ve e-posta gibi birçok teknolojiye sahibiz. Ancak bu teknolojileri maksimum seviyede kullandığımızı iddia edemeyiz.

Örneğin, projedeki birçok insanla iletişim kurulması gereken bir sorunla ilgili olarak bir kişi sorunla gerçekten ilgisinin olduğunu düşündüğü birtakım kişilere e-posta atıyor. Buraya kadar herşey normal. Ancak bu e-postaya karşılık cevap yazan bir kişi cevabını sadece e-postayı gönderen kişiye atabiliyor. Üyelerin geri kalanını eklemeden yapılan bu cevap e-postası ile iletişimi zinciri kırılmış olmaktadır.

SAP kendi içinde çok mükemmel entegrasyon kuran bir yazılımdır. Dolayısıyla herhangi bir modulünde yapılan bir müdahalenin diğer modülleri de etkileyebileceğini sürekli akılda tutmak gerekir.

Sadece sabit ve sürekli iletişim değil iyi iletişim kurmak ta çok önemlidir. İnsanlarda konuşulan şeyler hakkında şüphe olmamalıdır. Konuşulan herşey açık ve net olmalıdır. Karmaşık iş süreçlerinin olduğu, organizasyondaki birden çok birimi kapsayan, son kullanıcı, çalışan, yönetici ve danışmanlarında içinde bulunduğu bir projede iletişimin ne kadar önemli olduğu açıktır.

Doğru, tam, iyi ve zamanında iletişim başarının anahtarlarındandır. Konuları birkaç kez üzerinden giderek netleştirmekte her zaman fayda vardır. Sanki küçük bir çocuğa bir konuyu açıklarmış gibi.
Takım üyeleri arasında böyle iyi bir iletişimi başarabilmek için çalışma yerlerinin fiziksel olarak birbirlerine çok yakın olması önemlidir.
Proje yöneticisi iseniz iyi bir iletişim için kuralları önceden koymalısınız. Teknolojik ve fiziksel yapıyı hazırlamaya özen göstermelisiniz. Sözüm ona havada konuşmalara itibar etmemeli sürekli ve iyi bir iletişimle projeyi kontrol altında tutmalısınız.
Devam edecek…

BT projeleri neden başarısız oluyor ?

17 Nis 2009 Kategori: Proje Yönetimi

itprojects3

Genellikle İş Süreçleri ve Bilgi Teknolojileri projeleri komplekstir. Yapılan araştırmalara göre BT projelerinin %60′tan fazlası başarısız olmakta veya zaman ve bütçe aşımı ile sonuçlanmaktadır. Dolayısıyla, BT yöneticilerinin bu başarı/başarısızlık ihtimallerini sürekli göz önünde bulundurarak hareket etmesinde yarar var. BT yöneticilerinin projelerin başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açan en temel sebepleri bilmeleri ve başkalarının yaptıkları hatalardan ders alarak aynı hataları tekrar etmeyecek şekilde davranmaları başarı şanslarını önemli ölçüde arttıracaktır.

BT projelerinin başarısızlıkla sonuçlanmalarının nedenlerinden önemli bir kısmı şunlardır :

  • İş ihtiyaçlarının net olarak tanımlanmaması ( Belirlenen ihtiyaçların eksik olması veya değişikliğe uğraması)
  • Proje sponsorlarının proje hedeflerine göre yapılandırılmamış olması.
  • Proje kapsamının tam olarak belirlenmemesi ve gerçekci olmayan beklentilere girilmesi.
  • Proje planı yapılmaması.
  • Kaynak yetersizliği (insan, teknoloji, para, zaman, vs.).
  • Proje kısıtlarının yeterince bilinmemesi.
  • Uygun olmayan metodoloji veya proje yaklaşımı uygulanması.
  • Projede çok fazla insan çalışması (sinerji oluşmaması).

empathy1Başarılı bir proje yönetiminin sırları nelerdir? Bu sorunun kesin bir cevabı olmamakla birlikte yıllardır değişik disiplinlerde çalışan birçok yönetici ve akademisyen tarafından derin analizleri yapılmaya çalışılmıştır. Bu soruya aldığım en yaygın cevap “iletişim yani proje ile ilgili herkesin ne olup bittiğini bilmesi” şeklinde olur. Bu cevap elbette yanlış değil ancak bu hazır cevabı bir kenara koyduktan sonra konunun derinliklerine inmemiz gerekir diye düşünüyorum. Bu arada bu soruya benim cevabımı merak edenler varsa daha fazla bekletmeden vereyim : “Duygusal zeka”. Evet, bu kelimelerin altını kalın bir kalemle çizmenizde yarar var. Proje yöneticisinde duygusal zeka olmaz ise başarılı olunamayacağını ben de birçok PMP gibi açıkca iddia ediyorum.
Ben resmen bir PMP değilim (şimdilik). Ancak PMP olmak için girilen sertifikasyon sınavlarının proje yöneticisini daha kabiliyetli bir yönetici yapacağına da inanmıyorum. Ancak bu sınavlar sizin proje yönetim tecrübeniz olduğunu ispatlayan çoktan seçmeli bir sertifikasyon işlemidir. Gerçekten proje yönetimi konusunda yetkin ve başaralı bir kişi olmak istiyorsanız proje takımları ile değişik projeler gerçekleştirmelisiniz. Bu projeleri yaparken de duygusal zekanın ihtiyacınız olacak en önemli şey olduğunu düşünüyorum. Başarı için sadece yüksek IQ’nun yeterli olmadığını ve duygusal zekanın IQ’ye göre çok daha fazla başarı getiren bir kabiliyet olduğunu kanıtlayan bir çok kitap, makale, vs. çalışması yapılmıştır.

Benim burada üzerinde durmak istediğim şey duygusal zekanın temel göstergelerinden olan empatidir. Empati tanım olarak bir kimsenin kendisini başka birisi ile veya bu kimsenin davranışları ile yakın olarak görmesidir. Empati, uygulanabilirse gerçekten çok güçlü, pozitif ve çözüm odaklı bir yaklaşım şeklidir. Proje yöneticileri olarak bizlere beklentilerimizi kontrol altına almamız, kapsamı ve bütçeyi kontrol etmemiz öğretilmiş ve bunları yapma becerimiz sürekli izlenmiştir. Bununla birlikte bir proje yöneticisi empati kullanımı ile proje ekibinin projenin kısıtları içinde en iyi çözüm veya sonuç için gerekli olan iletişim konusunu kolaylıkla halledebileceğini düşünüyorum.

Empatiyi gösteren yaklaşımlardan bazılarını sıralayalım :
1. Açık uçlu sorular sorun : Öncelikle diğer insanların konuşmasına fırsat tanıyın. Örneğin :”Projenin kilometre taşlarından olan XYZ’nin gerisindeyiz. Bunu tartışmak için sizce yeterli nedenimiz var mı?”
2. Cevabınızı uygun hale getirin: Diğerlerinin bakış açısını ve düşünceleriniz anlamaya çalıştıktan sonra bu bakış açısına en uygun cevabınızı hazırlamaya çalışın. Başkalarının bakış açılarını ortaya çıkarabilmek için önceden düşünülmüş bir ajanda ile sınırları belirli bir toplantı yapmayın.
3. Duygularınızı kontrol edin.
4. Önyargılardan kaçının : Söylentilere veya başka göstergelere bakarak yargılar oluşturmayın. Olayları izleyin ve anlamaya çalışın.
5. Kendinizi karşınızdakinin yerine koyun : Kendi kendinize ben bu kişinin yerinde olsaydım ne hissederdim diye sorun.

Bu yaklaşımları müşterilerinizle , birlikte çalıştığınız insanlarla ve proje takımındakilerle olan ilişkilerinizde uyguladığınız taktirde proje yöneticisi olarak üstün bir saygı ve güvenilirlik geliştirdiğinizi göreceksiniz. Ben üyesi olduğum veya yöneticisi olduğum tüm projelerde bunu fazlasıyla tecrübe ettim. Projelerin daima bir zaman para veya kapsam kısıtı vardır. Her projede bu kısıtlarla ilgili bir takım sorunlar çıkar. Örneğin müşteri projenin kapsamını genişletmeye çalışır. Proje üyeleri arasında projedeki işlerden biri veya birkaçıyla ilgili tartışmalar çıkar. Bu gibi durumlarda empatik davranmanın gücünü kullanarak hareket tarzınızı belirleyebilir ve proje yöneticisi olarak başarıya ulaşabilirsiniz.

Projelerin Temel Karakteristikleri

18 Mar 2009 Kategori: Proje Yönetimi

Bir işin proje olup olmadığını belirleyen birtakım temel karakteristik özellikleri vardır.

1. Geçici olma : Projeler geçicidir. Yani her projenin mutlaka bir başlangıcı bir de bitişi vardır. Projenin bitişini belirleyen farklı durumlar olabilir:

  • a. Projede hedeflenen sonuçlara ulaşıldığında,
  • b. Hedeflere ulaşılamayacağı kesin olarak belli olduğunda,
  • c. Proje, ihtiyaç kalmadığı vb. nedenlerden dolayı iptal edildiğinde proje sonlanmış demektir.

Burada geçici olarak ifade edilen süre çok kısa anlamında değildir. Yıllarca süren birçok proje vardır.
Projelerin geçici olmalarının bir neticesi olarak projeler sonlandığında proje takımı genellikle dağılır.

2. Tekil ürün, servis veya sonuç üretme : Bir proje mutlaka tekil olan bir ürün, servis veya sonuç üretmek durumundadır. Tekillik proje çıktılarının önemli bir karakteristiğidir. Örneğin binlerce bina yapılmış olmasına rağmen herbir bina kendi başına tekil karakteristiğe sahiptir. Binaların her birinin sahibi, yerleşimi, tasarımı, yüklenicileri vs. farklı olmasının bir sonucu olarak her biri tekil bir projedir.
3. Adım adım ilerleme : Projeler adım adım ve belirli aşamalarla sürekli ileri giden bir yol izlemek durumundadır. Proje ilk başta genel bir kapsam ile başlasa da ilerledikçe proje takımı tarafından hedefler ve sonuçlar dahi iyi anlaşılacak, daha kesin ve daha detaylı bir şekil alacaktır.

Günlük Hakkında

Yılmaz Alpdoğan is Working for FIT Consulting and this site only contains my personal views, thoughts and opinions. It is not endorsed by FIT nor does it constitute any official communication of FIT. Yılmaz Alpdoğan on Linkedin and Facebook.


Sponsorlar

Sosyal ağlarım

facebook  LinkedIn  friendfeed  twitter  

Anket

Hangi BI ürünü kullanıyorsunuz ?

View Results

Loading ... Loading ...

Başlık Bulutu

İş Zekası (4)
kariyer (2)
Kategorilenmemiş (8)
kişisel gelişim (2)
Liderlik (3)
Proje Yönetimi (5)
SAP (2)
teknoloji (2)
yöneticilik (4)
Yönetim (2)
zaman (1)

WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck and Luke Morton requires Flash Player 9 or better.